Klinefelter Sendromu ve İnfertilite 

Klinefelter sendromu erkeklerde en yaygın görülen seks kromozom bozukluğudur. Yaklaşık her 500-600 erkek çocuk doğumunda bir görülür. Erkek infertilite sorununda en major genetik nedenlerinden birisidir. İlk kez 1942 yılında Harry F Klinefelter tarafından tanımlanmıştır. Sendroma neden olan karyotip ise 1959 yılında Jacops tarafından belirlenmiştir. Hastaların %80'inde 47 XXY kromozoma sahiptir. %20 oranında diğer kromozom sayısı fazlalıkları (48 XXXY, 48XXYY, 49 XXXXY, mozaik 46 XY/46XXY) görülebilmektedir. Bu kromozom fazlalığı çoğu kez erken emriyonik mitotik bölünme aşamasındaki kromozomlardaki ayrılamama sorunundan kaynaklanmaktadır. X kromozom sayısı ne kadar fazla ise fenotipik özellikler o kadar daha belirgin olmakta, mozaik durumu söz konusu ise de daha silik fenotipik özellikler gözlenmektedir.

Fenotipik yani dış görünüş olarak Klinefelter sendromlu erkeklerin bazı farklılıkları vardır. Bunlar küçük testisler, memelerde belirginlik (jinekomasti), vücuda göre uzun kollar bacaklar (önikoid görünüm), uzun boy, sakal azlığı, geniş kalçalar, kas kitlesinde azlık olarak sayılabilir.Bunun dışında Klinefelterli erkeklerde pubertede gecikme, hafif mental gerilik, enerji düşüklüğü ve libido azlığı da sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Klinefelterli erkek çocukları ya da gençleri akranlarından ayırt etmek çok kolay olmaz. Doğumda da herhangi bir şekilde anlaşılması mümkün değildir. Olguların çoğu halen evlenip çocuk sahibi olamama (infertilite) yakınması ile doktora başvurdukları zaman açığa çıkmaktadır. Klinefelter sendromu erkeklerin %95'inde azoospermi (menide sperm yokluğu) tablosu vardır. Bunun dışında diyabet obezite metabolik hastalıklar osteoporoz tromboemboli meme kanseri riskleri genel olarak yüksektir. 

Klinefelter sendromu tanısı çocukluk ve ergenlik döneminde nadiren konulur. Çünkü puberteyi başlatacak ve devamını getirecek yeterli miktarda testosteron hormonu mevcuttur. Buna karşın puberte sonrası androjen eksikliği tablosuna bağlı olarak bulgular ortaya çıkmaya başlar. Erişkinlik döneminde ise infertilite ya da hipogonadizm tablosu söz konusu olacağı için klinisyen kuşkusu ile kromozom testi ile yapılarak tanı konulmaktadır. Gecikmiş puberte bazen aileleri veya çocuk doktorunu kuşkulandırabilmektedir. Belki de önemli sayıda erkek hiç tanı almadan da hayatını geçirebilmektedir.  

Klinefelterli olgularda testosteron düşük, FSH LH yüksektir. Yani hipergonadotropik hipogonadizm tablosu söz konusudur. Testis dokusu içinde ise spermatogenezde ciddi bir sorun vardır. Çoğunlukla germ hücreleri spermatogonium veya erken primer spermatosit aşamasından daha öteye geçemez. Sertoli hücreleri immatur olarak kalırken, leydig hücreleri hipertrofiktir ve zamanla testis dokusu bütünüyle dejenasyona uğrar. Klinefelterli erkeklerin %99'dan fazlası infertilken, %95'inden fazlası ise azoospermiktir. Biyokimyasal tetkiklerde hipergonadotropik hipogonadizm bulguları dışında çok düşük inhibin B ve düşük INSL3 tespit edilir.Testis hacimleri (ortalama 3 mL) belirgin küçüktür. Klifelterli olgularda her altı ayda bir serum FSH, LH, testosteron, östradiol (E2), prolaktin kortizol, tiroid ve lipid panellerine bakılmalıdır. 

Klinefelterli erkekler testosteron eksikliğinin ciddi komplikasyonlarının önüne geçmek için ergenlikten itibaren ömür boyu androjen-testosteron replasmanı almak zorundadırlar. Bu hem yaşam kalitesi artışı hem kognitif fonksiyonların iyileşmesi hem de ortalama ömrün uzaması için gereklidir. Testosteron elbette infertilite sorununu çözmez. Tek sorun testosteron üretim eksikliği de değildir. Bunun dışında aromataz enzim aktivitesinde artış ile (CYP19 gen mutasyonu) yağ dokularında testosterondan östrodiole dönüşüm de çok fazla olmaktadır. Bu da noktada testosteron östradiol dengesi östradiol lehine oldukça bozulmuştur. Yüksek doz verilen testosteron preparatına rağmen direnç oldukça fazladır. Aromataz inhibitörleri bu dengeyi sağlamak ve direnci kırmak adına günümüzde Klinefelterli erkeklerin tedavisinde sıklıkla kullanılabilmektedir. Üstelik aromataz inhibitörleri spermatogenez üzerine oldukça olumlu katkıları bildirilmiştir. 

Azoospermik erkeklerin %11'inde Klinefelter saptanmaktadır. Günümüzdeki modern tedavi yaklaşımları ile Klinefelterli olguların önemli bir kısmında artık olgun sperm elde edilebilmektedir. Çok nadiren de olsa özellikle mozaik olgularda ejakülat içinde de olgun sperm hücrelerine rastlanabilmektedir. Spontan gebelik olasılığı ise genel olarak %1'in altında kabul edilir. Özellikle testisteki dejanerasyon henüz artmadan puberte döneminde ejakülat içinde olgun sperme rastlama olasılığı daha yüksek olmaktadır. Bu nedenle eğer ergen erkek semen verilebilirse ve bu örnekte de olgun sperm yakalanabilirse bunları dondurup saklamak da önemli bir seçenektir. Klinefelterli bir erkek dünyada ilk kez 1997 yılında baba olmuştur. Günümüzde ise mikro TESE operasyonu ile Klinefelterli erkeklerin %57'sinde olgun sperm hücreleri elde edilebilmekte ve bunlar ICSI tüp bebekte kullanılabilmektedir. Canlı doğum oranı ise yaklaşık %20 kadardır. Eğer hasta testosteron ilacı kullanıyorsa bunun mikro TESE'den 6 ay kadar önce kesilmesi tavsiye olunmaktadır. MikroTESE'nin başarı şansını artırmak için ise aromataz inhibitörleri, HCG ve östrojen reseptör blokerleri klinikte kullanılabilir. Özellikle aromataz inhibitörlerinin tese öncesinde kullanımı ile mikrotesede olgun sperm elde etme olasılığının belirgin artırdığına (%69) dair klinik çalışmalar ve güçlü kanıtlar söz konusudur. Yine Klinefelterli erkeklerde başarılı ICSI sonrası da  preimplantasyon genetik analiz mutlaka yapılmalıdır. Çünkü oluşan embriyoda da benzeri bir kromozomal anomali riski daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Öte yandan tüm azoospermik olgularda olduğu gibi Klinefelterli olgularda da kök hücre tedavi çalışmaları hızla devam etmektedir. Testis dokusu içinden izole edilen spermatogoniumlar vücut dışında invitro olarak olgunlaştırılması sağlanmakta ve bunların tüp bebek aşamasında kullanılması hedeflenmektedir. Maalesef ki tüm bu çalışmalar henüz hayvanlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalardır. Ancak ilerisi için ümit verici gelişmelerdir. 

Kaynak:

  • Klinefelter sendromu ve Fertilite Dr. Nagihan Beştepe ve ark. Türkiye Klinikleri J Intern Med 2018 3(1):1-11

Klinefelter sendromu, klinefelter sendromu tedavisi , klinefelter nedir? Klinefelter tüp bebek, klinefelter antalya, klinefelter erkek

Sorularınız için bize yazın
w4.jpg
iletişim
klinik harita adres

Fener Mah, Bülent Ecevit Blv No:23 Kanyon Plaza K:1 D:3 Muratpaşa-Antalya

info@uzclinic.com

Tel: 0(242) 323 1 77

Tel: 0(505) 525 24 22